November 2010
36 posts
Kendi kendimizi aşşağılamanın zevkli, rahatlatıcı olduğunu keşfettiğimiz zamanları hepimiz yaşamışızdır. Aşşağılık beş para etmez biri olduğumuzu, kendimizi inandırmak ister gibi, öfkeyle kendi kendimize tekrarladığımızda, bir anda herkes gibi olmanın bütün ahlaki yükünden, kurallara ve yasalara uymanın boğucu endişesinden, herkese benzemek için dişimizi sıkma zorunluluğundan kurtulduğumuzu...
1 tag
11.11
each and every ‘morning’ when I wonder about the time, I see 11.11. And I’m sick of it.
We come spinning out of nothingness scattering...
Rumi
Nothing ever good happens after 2 am
How do you feel when your apartment’s outdoor key does not fit into the keyhole at 4 in the morning?
Bir şey eksikti hayatımda. Ama ne… Bir türlü kestiremiyordum. Seneler önceydi. Bulunduğumuz mekan bir meyhaneydi, toplu halde gidilmişti.
Hani içilir, içilir, işin boku çıkarılır, şarkılar söylenir, dağıtılır ya, işte o gecelerden biriydi. O çoook eski, insanın içini titreten şarkı başladı: “Gözlerinin içine başka hayal girmesin…” Hemen kadehler kalktı…
Bir şey eksikti...